Sıcak Gelişme, Son Dakika
Buradasınız Buradasınız: Anasayfa » Röportaj » Çağla Kubat: 'En büyük desteğim eşim' | 05 Temmuz 2014 Cumartesi 22:08

Çağla Kubat: 'En büyük desteğim eşim'

Hayatının her döneminde birkaç işi bir arada yapmaya alışık olan Çağla Kubat, şimdilerde hayatının en keyifli meşgalesinin tadını çıkarıyor.

Üniversite yıllarında rüzgâr sörfü yapmayı çok seviyormuşsunuz, hatta yarışlara da katılıyormuşsunuz. Ardından Türkiye’nin en önemli güzellik yarışmasına katılıp ikinci oldunuz. Spikerlik ve dizi oyunculuğu yaptınız. Ne oldu da sörf bunların önüne geçti?
Güzellik yarışmasında dereceye girdikten sonra 4 yıl kendimi televizyonculuğa ve spora verdim. Tüm televizyon işlerimde çok önemli isimlerle çalıştığımın ve çok ciddi kanallarla iş yaptığımın bilincinde oldum. Sürekli kendimi geliştirmeye çalıştım. Özellikle diksiyonuma çok yoğunlaştım ve pek çok özel ders aldım. Kendimi sadece program sunucusu olarak görmedim; program hazırlıklarım için uzun saatler çalıştım. Bu dönemlerdeki en büyük yardımcım dalgalarla ve rüzgârla tek başıma kalıp tüm stresimi atma şansı bulduğum rüzgar sörfü antrenmanlarım oldu. Kış sezonlarım çok sevdiğim televizyon işiyle ve fırsat buldukça windsurf antrenmanlarıyla, yaz aylarımsa windsurf yarışlarına katılarak geçti. Yer aldığım son dizi projesi ‘Arka Sokaklar’ oldu ve sonraki iki sene hayatımda ilk defa yabancı rakiplerimin yaptığı gibi kış aylarını da sıcak ülkelerde antrenman yaparak geçirdim. Bu süreç beni windsurf kariyerimdeki en büyük hayalimi gerçekleştirmeye taşıdı. 2013 yılında Dünya Profesyonel Windsurf Ligi’nde 3. lük kazanarak bayrağımızı kürsüde dalgalandırdım. Windsurf televizyonculuğun önüne geçti demek istemiyorum çünkü bu mesleğe de çok emek verdim. Sadece proje seçimlerimi yaparken windsurften tamamen kopmamaya özen gösterdim ve annelik öncesi iki yıl tamamen kendimi windsurfe adadım. Bundan sonra hedefim yaz sezonlarında annelikle birlikte olabildiği ölçüde windsurf yarışlarını takip etmek ve kış sezonunda doğru bir projeyle televizyona dönmek…

Yeni anne oldunuz ve yarışlara hazırlanıyorsunuz. Yoğun bir tempo içerisindesiniz. Nasıl geçiriyorsunuz bu süreci?
Hayatımın en yoğun dönemini yaşıyorum. Akademinin yeni sezon hazırlıklarını gerçekleştirdiğimiz, en çok çalıştığımız dönem mayıs ayıdır ve Selin 18 Mayıs’ta dünyaya geldi. Normalde aşırı planlı yaşayan ve birden fazla işi aynı anda yürütebilmiş biri olarak bu durum beni çok zorladı. Doğumdan iki hafta sonra Alaçatı’ya gitmek ve işimin başına geçmek zorundaydım. Akademide olduğum zamanlarda windsurf antrenmanlarımı da yapmaya başladım ama emzirme döneminde olduğum için tempoyu yavaş yavaş artırıyorum. Bu arada eşimle windsurf’e benzeyen ve dünyada çok popüler yeni bir sporu ‘kürek sörfü’nü (SUP) Türkiye’ye tanıtmak için projelendirme sürecini tamamladık. Çeşme’de yeni açılacak FLY’in plajında bu sporla ilgili merkezimiz de bulunacak. Bu süreçte çok zorlandım ama eşimle birbirimize verdiğimiz destekle ve kızımızın bize kattığı enerjiyle üstesinden gelebiliyorum.

GELECEĞİN ŞAMPİYONLARINI YETİŞTİRİYORUZ

Sörf okulunuz ve küçük öğrencileriniz var, nasıl gidiyor hocalık?

Windsurf Akademi’deki misyonumuz; tecrübeli eğitmen kadromuz tarafından verilen başlangıç, orta, ileri ve profesyonel seviye eğitimlerle; öğrenme sürecini daha hızlı, kolay ve eğlenceli hale getirmek ve çocuklar için yaz okulu kamplarımız, gençler için yarışçılık eğitimi kamplarımızla geleceğin şampiyonlarını yetiştirmek. Bu yüzden akademinin öğrencileri belli bir seviyeye geldiklerinde, onları Çağla Kubat Windsurf Yelken Kulübü’müzün lisanlı sporcusu yaparak tüm windsurf kariyerlerini planlıyor, onlara akademinin tüm hizmetlerinden büyük avantajlarla faydalanma şansı tanıyoruz.
2012 yılında kurulan kulübümüzün sporcuları 2013 yılında, Türkiye ve Dünya Gençler Şampiyonluğu, Türkiye Bayanlar Şampiyonluğu, Türkiye Bayanlar üçüncülüğü derecelerini kazandı. Akademiyi dünyanın en önemli windsurfculerinden biri olan eşim Jimmy Diaz’la birlikte işletiyoruz. Windsurf eğitimlerinin yanında okulumuzda düzenlediğimiz yoga, dağ bisikleti ve zumba gibi fitness programları ve markaların ihtiyaçlarına göre yaratıcı fikirler, eğlence yarışları ve hafta sonları  Surfer’s Party gibi etkinlikleri tasarlıyoruz. Türkiye ve dünya liginde Alaçatı ayaklarına ev sahipliği yaptığımız gibi özellikle çocuk ve gençlerin yarışmasını sağlayarak her sene ‘Genç Fırtınalar Mücadelesi’ organizasyonları düzenliyoruz. 2013’te IFCA Dünya Çocuk ve Genç Şampiyonası’nın organizatörlüğünü de üstlenerek ilk uluslarası büyük şampiyonamızı gerçekleştirdik.

Windsurf güvenli bir spor mu?
Windsurf gerekli önlemleri aldığınızda çok güvenli bir spor olduğuna inanıyorum. Sonuçta suya düşüyorsunuz ve Alaçatı kapalı bir koy; hep sığ ve düz bir su, ayrıca rüzgâr çok sabit esiyor. Ama yine de özellikle açık deniz ve okyanuslarda denizin ve doğanın gücünü hafife almamak gerekir. Suya çıkarken her zaman bunu bilmek ve yalnız olmamak önem taşıyor.

15 yaşında başlamışsınız sörfe; peki, kaç yaşında bitirmeyi planlıyorsunuz?
Benim yarıştığım ‘windsurf slalom’ kategorisinde genelde başarılı atletler 40 yaşın üstünde oluyor. Çünkü dünyanın farklı noktalarında yapılan turlarda iyi performans gösterebilmek için çok farklı deniz ve rüzgâr koşullarına uyum sağlamak gerekir. Bunun için de uzun senelerin geçmesi gerekir. Ben de zevk aldığım yarışlarda, pazarlama platformlarında beni ve bu sporu destekleyen ortak markalar olduğu sürece devam edeceğim. Uzun seneler kendi imkânlarımla yarıştım ama artık kızıma, akademideki işime ve televizyonculuğa öncelik vermek istiyorum. Hobi olarak windsurf yapmaya hayatım boyunca sağlığım elverdikçe devam edeceğim.

Bir yandan yarışırken, bir yandan hocalık yapmak zor olmuyor mu?
Windsurf Akademi’yi işletmek hem de antrenman yapmak beni zorlamıyor. Çünkü antrenmanlarım sırasında okulu gözlemlemeye devam edebiliyorum. Ayrıca belli bir düzeyi aşan öğrencilerimle antrenman yapma şansım da oluyor. Akademideki ortağım eşim olduğu için birimiz başında olduğumuz sürece sorun yaşamıyoruz. Çok iyi ve güvendiğimiz bir ekibimiz olmasına rağmen kendi işletmenizin başında olmak zorundasınız. Her yarış dönüşü mutlaka problemler bizi bekliyor oluyor. İşte bu yüzden artık keyifle yarışamıyorum her an telefonlar ve maillerle okulun işleyişini takip etmek zorunda kalıyorum.

45 yaşına kadar yarışmak istediğinizi biliyoruz. 45’ten sonra nasıl bir hayat var önünüzde ya da nasıl bir yaşam hayal ediyorsunuz?
Yarışmak için belli yaş limitleri koymuş değilim. Hayalim, Selin’in bize katılmasıyla genişleyen ve çok büyük anlam kazanan ailemle mutlu ve huzurlu
olduğum bu hayatımı sürdürebilmek.

Yakın dövüş sporlarıyla da ilgilendiğinizi biliyorum. Bir kadın için ne kadar ağır spor dalı varsa denemeye ant içmiş gibisiniz. Jiu Jitsu dersi alıyordunuz, devam ediyor mu?
Yeni sporlar öğrenmeyi ve denemeyi çok sevmeme rağmen bu aralar yoğunluktan dolayı uzak kaldım. Yine uygun bir zaman bulursam oyunculukla ilgili derslerime devam etmek istiyorum. Çünkü beni çok farklı boyutlara taşımış ve kendimi pek çok anlamda geliştirmemi sağlamıştı.

EN BÜYÜK DESTEĞİM EŞİM

Özel hayat ve işiniz arasındaki dengeyi nasıl koruyorsunuz?

Eşimle birlikte çalışıyoruz, birlikte antrenman yapıyor ve birlikte yarışıyoruz. Selin’in bakımında da en büyük destekçim eşim. Onun dışında fazla vaktimiz olmadığı için arkadaşlarımız genelde akademide bizi ziyaret ediyor. Özel hayatla işim birbiriyle o kadar bütünleşmiş durumda ki denge kurmaya gerek kalmıyor.

Nasıl besleniyorsunuz? Çok yiyip kilo almayanlardan mısınız?
Sporcu olduğum için beslenmemde her zaman belli bir disiplinim olmuştur ancak özellikle hamilelik döneminde beslenmeyle ilgili çok ciddi bir araştırma yaptım. Alkali beslenme anlayışını benimsedim ve kendimi çok daha sağlıklı hissediyorum. Hamilelikte sadece 8 kilo aldım ve normal doğum sonrasında bir hafta içinde aynı kiloma döndüm. Hiçbir zaman yaptığım aktivitenin gerektirdiğinden fazlasını yemediğim için çok yiyip kilo almayanlardan olup olmadığımı bilmiyorum.

Annelik ruhunuza nasıl yansıdı?
Hamileliğimin ilk gününden beri annelikle ilgili duyguları çok yoğun bir şekilde hissetmeye başladım. Bebeğimi sağlıklı dünyaya getirebilmek için gerekli araştırmaları yaparak onlara uymaya çalıştım. Onun mutlu olması için benim ruh halimin çok önemli olacağı gerçeğini unutmamaya, kendi önceliklerimden vazgeçmeden yapılacakları şekillendirmeye çalıştım. Selin dünyaya geldiğinden beri biraz daha duygusal olduğumu hissediyorum. Bu kadar çabuk bir canlıya bağlanmak ve tüm hayatını ona göre düzenlemek onu uyurken bile özlemek gibi çok kuvvetli duyguların keyfini yaşıyorum. Herkesin özellikle kendisinin söylediği gibi şimdi annemi çok daha iyi anlıyorum.

“Pilav yapmak, bütün sporlardan daha zor” demişsiniz. Hâlâ aynı şeyi düşünüyor musunuz?
Pilav konusundaki düşüncelerim değişmedi ama artık evde pilav makinem var.

Yeni doğum yaptınız, bu yıl bir yarışa katılacak mısınız ?
Bu yıl hedefim Dünya Şampiyonası’nın Alaçatı’da Pegasus sponsorluğunda yapılacak  ayağına katılmak. Normal doğum yapmam ve hamileliğimde sporu hiç bırakmamak sayesinde çok kısa sürede antrenmanlarıma tekrar başladım ve o yarışa sadece katılmanın bile pek çok kadına annelikle birlikte hayallerine ulaşmanın imkânsız olmadığını göstermek adına iyi bir örnek olacağına inanıyorum.


Kaynak: Tarkan Acar

ReklamGIF
OKUYUCU YORUMLARI (0)
Bu habere daha önce yorum yapılmamıştır.
İlk yorum yapan siz olun!

Ad Soyad:

Yorum:

GÜNÜN GELİŞMELERİ
ANKET
FACEBOOK