Sıcak Gelişme, Son Dakika
Buradasınız Buradasınız: Anasayfa » Magazin » Sürekli saldıran bir kadın olamadım | 13 Mayıs 2015 Carşamba 19:39

Sürekli saldıran bir kadın olamadım

Ayşegül Aldinç yorumculuğu kadar oyunculuğu ile de her nesli yakalayabilen başarılı bir sanatçı…

Ayşegül Aldinç yorumculuğu kadar oyunculuğu ile de her nesli yakalayabilen başarılı bir sanatçı… İçindeki enerjiyi dışa vurmayı bilen ve her dem adından ‘Seksi’ diye söz ettirebilen güçlü bir kadın. Aldinç, “Saldırgan olamadım” dese de ona teslim olmak için saldırmasına gerek yok… Işığı ile zaten gönüllere taht kuruyor…

Pop müzik dünyasının en önemli kadın yorumcularından, aynı zamanda başarılı oyuncu Ayşegül Aldinç, yaklaşık beş yıllık aradan sonra iddialı bir şarkı ile karşımıza çıktı. 2010 yılında yayınladığı single ‘O Kız’dan bu yana hayranlarının kendisinden yeni bir şarkı dinlemek için sabırsızlandığı Ayşegül Aldinç, ‘Bir Tek Gördüğüm’ isimli şarkıyı hazırladı. Söz ve müziği Mabel Matiz’e ait olan şarkı, 28 Nisan’da dijital platformlarda satışa sunuldu. Mabel Matiz’in geri vokallerinde yer aldığı, Ozan Çolakoğlu’nun aranje ettiği şarkının video klibi ve sanatçının yeni fotoğrafları ise Nihat Odabaşı imzası taşıyor. Bu şarkı aynı zamanda Aldinç’in ünlü besteci/yorumcuların yepyeni şarkılarından oluşacak ve sonbaharda yayınlanacak olan yeni albümünün de müjdecisi…

aysegul-aldinc-42Son albümünüz 2000 yılında çıktı, neden bu kadar süre müziğe ara verdiniz? 

Aysel Gürel tribute albümünde Fuat Güner bestesi ‘Yolun Başında’ ile yer aldım. Albüm fikri olgunlaşmayı bekliyordu bir yanda. Üç sezon ‘Pis Yedili’ dizisinde çatlak okul müdiresi Esma Sultan’ı oynadım. O sıra neyle ilgileniyorsam araya başka iş sokmamaya dikkat ederim. Kaldı ki, istisnai durumlar yaşadığım, aynı anda birkaç iş yaptığım bir dönem de oldu. Albüm yaparken her cephede savaşmak gerekirken, oyunculukta kendini yönetmenin komutasına teslim ediyorsun. Zira bir ekip var ve senin yerine her şeyi düşünüyor. Rol arkadaşların da kafana uygunsa, al sana konfor! Hemen kendi habitatını orada kurabilirsin. Buna karşın müzikte kafanı meşgul edecek o kadar çok dış etken var ki… Bir albüm yaptığında en az 30 kişiyle muhatap oluyorsun. Baktın müziği çok özledin, eski bir sevgili ile ilişki kurmak gibi; geri dönersin. Bu aşkta çoğunlukla başarılı olmaz ama müzikte oluyor! Senaryo konusunda ise çok becerikliyim, hemen kokuyu alırım. Ama şarkı seçiminde tosladığım oluyor. Samsun Demir 2011 yılında, “Sezen’in ‘Li La La’ şarkısını yapalım, sözler çok iyi, tutar” dedi; yaptık ama olmadı!

Mabel Matiz ile birlikte çalıştınız… 

Mabel iyi bir müzisyen hem de iyi bir insan. Günümüzde iyi insan olmak her türlü özelliğin önüne geçiyor. Naif kalabilmek çok değerli. Üzerine yeteneği ilave ettin miydi, tüm yollar Mabel Matiz’e çıkar! Bizi Yavuz Hakan Tok buluşturdu. Tanışır tanışmaz birbirimizi sevdik. Pardon, o zaten benim sevenimmiş! O sıralar, ben ‘Pis Yedili’de oynuyordum, o da ikinci albümünü yapıyordu. Gel zaman, git zaman uzunca bir aradan sonra buluştuk. Mabel iki adet şarkıyla gelmişti; ‘Gel’ ve ‘Bir Tek Gördüğüm’. Ben bu şarkıyı seçtim. ‘Gel’, şu anda bir numara! Çok güzel koku alırım (kahkahalar)… Ben söylesem öyle olur muydu, onu da bilmiyorum. Zira, onun o yanık tarzı şarkıyı çok yükseltti. ‘Gel’i hâlâ radyoda her duyduğumda bana kendi şarkım çalıyormuş gibi geliyor, bir buçuk yılım onunla geçmiş çünkü…

Sekiz insanın eşref saatini yakalamak kolay değil

‘Bir Tek Gördüğüm’, şimdiye dek yaptığınız en modern şarkı diyorlar…

Bir buçuk yıldır bir düet albüm projesi üzerinde çalışıyorum. Sekiz insanın eşref saatini yakalamak kolay değil. Çuvaldızı kendime batıracak olursam, kararsızlıklarım da bazen işlerin uzamasına neden oluyor. Karşında bir Terazi-İkizler var! Bazen işler hiç de yolunda gitmeyebiliyor, o zaman olmayacak, yok başa çıkamıyorum diye kendini dibe çekme çalışmaları başladığı an hoop ufacık bir uyarı, bir şey, ne o bilmiyorum seni kendine getiriyor. Sonra sakinleşip, yine saldırıyorsun. Şu hayatta sürekli saldıran ve yardıran bir kadın olamadım, keşke olabilseydim! Bayılıyorum bu tabire. Onlar tuttuklarını bir koparıyorlar, Allah, Allah (kahkahalar)… İlik açarken düğme dikebiliyorlar, ben en azından ilik açarken ilik açıyorum. O sırada ayağımda çember çeviremiyorum!

Manyak gibi gecelik, yastık taşırım yanımda

Sizin için sosyal medya yıkılıyor “Zarafet sembolü, nasıl kendini böyle genç tutuyor, hâlâ çok güzel bir kadın” diye yazmışlar. 

Yerim onları ben! Şimdi, güzellik sırrı falan diye bir şey yok aslında. Yürüme bandı alıp üstüne çamaşır asmayacaksın! Ya da hem yürüyeceksin hem de çamaşır asacaksın, seni yelinden korur en fazla (kahkahalar). Rejim doktorlarına gidiyorsun iyi hoş da, doktor seninle mi yaşıyor? Sen dürümü gömerken doktor gelip senin eline mi vuruyor? Birileri ile yürümekse başlı başına tuhaf. Herkes bir çobana mı ihtiyaç duyuyor, nedir? Bir köpek gezdirmek işine tavım, bir de bu yürürken eşlik işine… İyi para var (kahkahalar)! Yüzüme yumurta sürdüm falan, hep hikaye. Şanslı doğup genç görünmek avantajlı. ‘Genç görünmek’ adı üstünde; değilsin, sadece görünüyorsun! Şimdi, mesela o resimlerin çekildiği tarihten itibaren annemin hastanede kalış süresi, oradaki beslenmenin sağlıksızlığı falan birkaç kilo aldım. Onu vermem gerek. Burada tek sır, yüzmek. Kolun, bacağın inceliyor en önemli sır bu. Bir de, hiç makyajlı yatmam. Makyajlı yatmak demek, insanın kendisini kaybetmesidir. Demek ben hiç kendimi kaybetmemişim! Elbise ile yatmak gibi gelir bana…

Hiç elbise ile yatmadınız mı?

Aaa, ben yarım gün bir yere gideyim, manyak gibi gecelik, yastık taşırım yanımda. Otel terliğinden ziyade kendi terliğimi koyarım bavula. O havlu terliklere de ölüm ilan edin! Annemin halıda yürürken o havlu terlikle ayağı döndü, ameliyat olmak zorunda kaldı.

aysegul-aldinc-sli-2

SÜRAHi GiBi DURUYORDUM

Klip çok güzel, 1950’lerden bir Hollywood filmi havası var… 

Bir Rita Hayworth etkisi var, o sürahi gibi duruştan olabilir. Ocak ayında çektik ve klibi çektiğimiz gün acayip kar yağıyordu. Control freak’liğimi belli ölçüler içinde yontmayı öğrendim ve artık kendimi çalıştığım kişilere teslim edebiliyorum. Nihat Odabaşı çok müdahaleye bayılmaz ama mantıklı şeyleri uygulamayı sever. Dışarısı eksi bilmem kaç derece, o çıplak halimle, 16 saat hayvan gibi bir fan tuttular suratıma. Ve hasta olmadım. İnan bazı durumlarda hasta olmazsın. Çünkü hasta olmaman gerekiyordur!

CEM YILMAZ’A BÜTÜN KIZLAR PEŞİNDEN KOŞACAK DEMİŞTİM

Tatil planlarınız var mı? 

Ben pek tatile gitmem. Oturur, burayı beklerim. Bakalım, bu yaz bir arkadaşım ile yurtdışında yazlık bir yere, “Allah, paparazzilere çekildik” derdi olmayan bir yere gidelim diyoruz. Şimdi bir de Periscope var, oh yandık!

Afrika’ya gidin…

N’apcaz, aslan mı avlayacağız? Bak, bu Periscope’a ben de girdim ama pek manalı bulmadım. Daha yayına başlamadım yani… Cem Yılmaz bile tedirgindi konuşurken. Yıllar önce sahnede şov tadında bir şeyler yapmam lazım, o zamanlar Mr. Web diye bir yazım grubu vardı, Erdil Yaşaroğlu falan. Onlarla Ortaköy’de buluştuk, baktım yanlarında kel, keçi sakallı bir çocuk. Ben onu ilk Leman’da izlemiştim. “Sen çok acayip, komik bir çocuksun, olaysın” dedim. O da “Herkes komik diyor ama kızlar benim için yakışıklı demiyor” dedi. Ben de dedim ki: “Cem, sen öyle bir şey olacaksın ki, en güzel kızlar, mankenler senin peşinden ayrılmayacak!” Bana, “Ay sahi mi?” dedi. İnsan kıymeti bilen bir çocuk Cem; onun bu huyuna bayılıyorum.

Aşk var mı, onu soralım. Single mıyız, tekil miyiz, çoğul muyuz? Varsa kim?

“Kalbim hiç boş kalmadı” demişti Göksel, benim için de öyle. Kim diye bir şey yok (kahkahalar).

G.SARAYLI ERKEKLERi ÇEKiYORUM

Yıllardır Ayşegül seksi, seksi… Sıkıldınız mı bundan?

Başka şeyler de deseler, bir süre sonra sıkılırsın bundan. Sultan, megasultan, star; bir tanımlamayı taşımak ağırlık veriyor bir süre sonra. Başarı insanı seksi kılar. Ve zeka tabii. Rahmetli Turgut Özal ve Ahmet Mete Işıkara bir ara ‘en seksi erkek’ seçildiler. Turgut Özal’ı bilmem ama diğer rahmetli ne utandı, ne utandı. Kaçacak delik aradı!

aysegul-aldinc--sli

Futbolla aranız nasıl? Takım tutuyor musunuz? 

Bugüne kadar hayatıma giren bütün erkekler Galatasaraylı’ydı. Havamdan mı, suyumdan mı ne bilmiyorum, bir Galatasaraylı çekme potansiyelim var (kahkahalar).

SiNEMA AHBAP ÇAVUŞ iŞi

Dizi tekliflerini neden beğenmediniz?

‘Pis Yedili’ dizisinde absürd komedi yazarları yazıyordu repliklerimizi, ‘vebalı beyinler’ diyorum ben onlara. Olumlu anlamda tabii. Senaryo, okurken bile beni güldürüyorsa, benim görevim onu köpürtmektir. Sonrasında gelen tekliflerde, karakterlerdeki diyaloglar fazla düz geldi. Ne bileyim, istemedim. Eskiden hep güçlü kadın rolü için düşünülürdüm, şimdi bir süredir komedi için düşünülüyorum. İlk rol aldığım dizi bir dramdı; ‘Acımak’. Şimdi artık ‘ters köşe’ zamanıdır diye düşünüyorum. İçinde zeka pırıltısı olan her şey beni cezbediyor; senaryo, şarkı ve insan fark etmez.

Siz böyle konuşunca aklımıza Gülse Birsel geldi. Onunla çalışmak ister misiniz?

Tabii ki isterim. Ama şimdi kalkıp “Gülse, annem… Bana göre bir şey var mı?” denmez. Senin istemenle bir şey olmuyor, senin istenmen lazım! Bak bu ‘Leyla Mecnun’ kafasına, Onur Ünlü’ye bayılıyorum. Ali Atay’ın yeni filmine de gittim, ‘Limonata’; bayıldım. Alternatif oyunculukları çok seviyorum.

Sinemayı düşünmüyor musunuz? 

Şu an bir teklifi değerlendiriyorum. Şartlar olgunlaşınca paylaşacağım. Ha, bir de sinemada dikkat et; ahbap-çavuş ilişkileri söz konusu hep. Cem Yılmaz, Ata hep aynı ekiplerle çalışıyor. BKM oyuncuları ona keza. Sosyal bir kelebek mi olmalı n’apmalı! Açıkçası demin de dedim ya; atlangaç, patlangaç bir tavrım yok!

Oturup kendi senaryonuzu yazsanız…

Senaryo iddialı iş. Bir ara ilhamlarım vardı. Bildiğin şiir; Özdemir Asaf, Orhan Veli formunda yazılmış şeyler. Kitap yazmak için bayağı önemli yayınevlerinden teklifler aldım. “Elde olanlarla harmanlayıp yazın” dediler. Başlı başına bir iş o… Daha vakti var.


Kaynak: Tarkan Acar

ReklamGIF
etiketler İlgili Etiketler
OKUYUCU YORUMLARI (0)
Bu habere daha önce yorum yapılmamıştır.
İlk yorum yapan siz olun!

Ad Soyad:

Yorum:

GÜNÜN GELİŞMELERİ
ANKET
FACEBOOK