Sıcak Gelişme, Son Dakika
Buradasınız Buradasınız: Anasayfa » Magazin » Nurgül Yeşilçay itiraf etti | 04 Ağustos 2013 Pazar 16:32

Nurgül Yeşilçay itiraf etti

Bebek İşi'yle Show TV'de milyonları ekran başına toplayan Nugül Yeşilçay, HT Magazin Pazar'a konuştu.

Dan dun aklına ilk gelen neyse onu söylüyor. Beni yanlış anlarlar, hayranlarım küser, elalem ne der falan hak getire... Kimseye eyvallahı yok! İşte tam da bu yüzden "Bu kadın gerçek" diyorsunuz. Nurgül Yeşilçay da "Canım ne isterse onu yapıyorum" diyor zaten. Aksini ondan beklemezdik zaten. Soru şu: Onu çözmek neden bu kadar zor?

Show TV'nin çok izlenen, orijinal dizisi "Bebek İşi" için "Kısa ve acısız" diyorsunuz...
Öyle çünkü. Önce 90 dakika oldu, sonra 120, o da yetmedi 140... Şaka gibi başlayıp ciddiye binen bir durum oldu bu. Uykusuzluktan, çalışma şartlarından ötürü kaç kişi hayatını kaybetti. Biz bu işi onlara ithaf ediyoruz. Şahsen bu olanlar karşısında elim kolum bağlı oturmak istemedim. Bu da sadece konuşarak değil, eylem biçiminde olmalıydı. "Bakın böyle bir şey de yapılabiliyor" dedirtmek için yola çıktık.

Ama 25 dakika da biraz devrim niteliğinde oldu.

Aynen öyle. Bunun için ısrar ettk. Ulusal kanallardan pek umutlu değilken Show TV büyük bir cesaret gösterip satın aldı. Ve dizi tuttu. Oysa böyle bir ortamda, bu işin ilk 5'e giriyor olması hakikaten dikkat çekici.
Belki izleyiciler de 120 dakikalardan sıkılmıştır...Olabilir. Umarım öyledir. Hem bakma, farklı şeyler denemek iyidir.

'AMAÇ DUVARDA BİR ÇATLAK OLUŞTURMAK'

Dizi bu kadar sevilmese yapımcılara "Bakın 25 dakika iş yapmıyor" gibi bir koz vermiş olurdunuz.
Evet, ama bu beni hiç ilgilendirmiyor. Ben gayet içime sinen bir iş yaptım. "Beğenilir mi beğenilmez mi" gibi bir karmaşanın içine girmek istemiyorum. Zaten diziyi yapmaktaki amaç reyting değil. Duvarda bir çatlak oluşturmak. Belki de hiçbir şey değişmeyecek ama ben elimden geleni yapmış olacağım. İnşallah arkası gelir. Setlerde ölümler artık bir son bulur.Bazı kadın oyuncuların, "İyi görüntü veremem" endişesiyle komediye pek yanaşmadıklarını duydum.

Dramanın verdiği o müthiş kadın efektini istiyor olabilirler. Görüntünün daha önemli olduğunu düşünüyorsan o tarafa yönelirsin. Benim için böyle bir şey geçerli değil.

'TAKINTISIZ İNSAN ROBOT GİBİ GELİYOR'

Zaten öbür türlüsü biraz takıntılı bir durum değil mi?Öyle ama takıntılar iyidir. Severim. Takıntısız insan bana robot gibi geliyor.

Sizin var mı?

Kesin vardır. Mesela kafama bir şeyi koyduysam muhakkak yaparım.

Takıntı değil ki bu, kişilik özelliği...

Belki de. Yani ne istiyorsam onu yaparım. "Başkası ne der" diye düşünmem.

Muhtemelen ilk ünlü olduğunuzda sizin için de "Elalem ne der" önemliydi ama...

Tabii ki. Bir panik havası oluyor. Hayatımda ilk kez terapiste Asmalı Konak döneminde gittim mesela. Çünkü 50 otobüs geliyordu. Elimizi uzatıyorduk; çığlık, kıyamet... Sanki Madonna gibi hissediyorsun kendini. O zaman gerçekten bir afallıyorsun. "Bunu nasıl yenerim" diye bir görüneyim dedim. Bir daha da gitmedim zaten. Kendi kendime baş ettim.

Nasıl?

Çok zor değil. Belli bir zamandan sonra alışıyorsunuz zaten. Başkaları için yaşamak yerine nasıl istiyorsam öyle devam ettim.

Starlarda alışık olduğumuz politik, tribüne oynayan cevaplar sizde yok.

Bak bu öz, biçim ilişkisi. Biçimin özü de yansıtması lazım. Eğer özünle yaptıkların uyuşuyorsa ve seyirci de bu ikilemi seviyorsa tamamdır. Başkasına yakıştırmadığımız bir sürü şeyi bazılarına yakıştırabiliyoruz mesela. Biri küfrediyor, ona yakışıyor. Ya da biri 7 koca boşuyor, garipsenmiyor. Ama bir tanesi eşinden ayrılıyor, "Aaa, nasıl olur" diyoruz. Bu tamamen yakıştırmakla ilgili... O da samimi olup olmamakla ilgili bir durum herhalde.

'KENDİMDEN NE KADAR UZAKLAŞIRSAM O KADAR İYİ'

Ama "Neysem oyum" diye ortaya çıkmak da cesaret ister yahu?Olabilir. Öyle çok da bilinçli yaptığım bir şey değil bu. Kasmıyorum, içimden böyle davranmak geliyor. Bir de bence insanlar hakkımda şunu biliyor; Nurgül bir işte varsa, kesin elinden geleni yapmıştır. En azından ben olsam, benim gibi biri için böyle düşünürdüm. Çünkü gerçekten çok inanarak yapıyorum. Çok seviyorum oyunculuğu.

En çok nesini seviyorsunuz? Herkesin sizi izlemesinden gelen o haz mı yoksa başka bir karaktere bürünmenin rahatlığı mı?

Hmmm güzel. Evet. Kesinlikle o galiba. Ben hep, "Başka bir karaktere bürünmek çok hoşuma gidiyor" diye düşünürdüm ama nedenini ilk defa senden duyuyorum. Doğru. Pavyon kadınını oynadığımda da, 7 Kocalı Hürmüz'ken de bambaşka biri oluyorum. 

Bir de farklı bir karaktere büründüğün zaman istediğini yapabiliyorsun ya. Ve buna kimse şaşırmıyor. Galiba o rahatlık hakikaten hoşuma gidiyor. Hatta kendimden ne kadar uzaklaşırsam o kadar iyi. İzlerken farkına varıyorum; bir bakıyorum yorganı bile hiç alışık olmadığım şekilde örtmüşüm mesela.

Ne demek o?

Su bardağını normalde ortasından tutup içerim. Bakıyorum dizide altından tutmuşum. Bu o karaktere girdiğim anlamına geliyor. Seyircinin fark etmediği nüanslar. Ama ben daha çok buralara takılıyorum.

'BENİ HAMİLEYKEN TANIYACAKTINIZ'

Dizide bebek annesine tapıyor. Babaya "Bıyıklı" diyor. Bu "babaya duyulan sevgi sonradan oluşur" gibi bir şey mi?Aslında oidipus-elektra hikâyesiyle alakalı. Kızlar babaya, erkekler anneye düşkün oluyor. Mesela Nejat benim kuyruğum gibi. Devamlı beraberiz. Hâlâ doyamıyor. "Yeter. Gidelim hastaneye bizi yapıştırsınlar" diyorum. O kadar! Ama babasını görse de olur görmese de... Tamamen bilimsel bir durum.

Yine dizide kadın karakter "Ben ne fedakârlıklar yaptım" diye erkeğin üzerine fazla gitmiyor mu sizce de?

Annelerimiz hep "Saçımı süpürge ettim" demez miydi? Bu da onun gibi. Ama bu tavrı çok benimsediğimi söyleyemeyeceğim. Bir şeyi gerçekten istiyorsan yaparsın, ötekisi kılıftır. "Senin için nelerimi verdim" diyebilmek için yapıyorsundur her şeyi. Sonuçta çocuk sana "Yapmasaydın anne" dediğinde ne yapacaksın? Gerçi bizim annelerimiz de her şeyi çok dramatize etmişler. Dizideki kadın da loğusalığın etkisinde. Güzel olmak, fit durmak çok önemli değil midir sence? Doğum sonrası bunun da sıkıntısını yaşıyor. Bir de hamileliklerde bilimsel bir gerçek var; yüzde 25 oranında beyin fonksiyonların düşüyor.

Sizde de oldu mu?

Ben fena halde sevgi böceği olmuştum. Çok sevecendim. Vardır ya öyle insanlar; "Canım, ne kadar güzel bir dünya, ne kadar güzel bir hava, ne güzel ağaçlar, kuşlar ötüyor... Tamamen öyleydim. Her şey bana o kadar güzel geliyordu ki. Aslında o kafaya erişmek isterim bir daha.

Ne zaman gitti ki o his?

Loğusalıkta. Ah Türk halkı, beni o zaman tanıyacaktın!Dizide geçen bir laf var. "Eğer erkekler durduk yere karılarından özür diliyorsa, mutlaka çapkınlık yapmıştır" diye. Bu nasıl bir önyargı?
Çok da haksız sayılmaz. Bence de bir erkek özür dilemez. Hep üste çıkar. Malum, hepsinin egosu tamam. Af dileyecek olsa bile "Özür dilerim" lafını kullanmaz. "Tamam ya, yaptıysam yaptım, n'olucak ki" falan der. Eğer üstüne basa basa özür diliyorsa belki de bir şey vardır.

'BAZEN ERKEK GİBİ DÜŞÜNMEK İSTERDİM'

Kadınların en büyük sorunu da akıllarından geçirdiklerini karşı tarafa anlatmamaları sanırım. Kafasında kurar, yargılar, ceza verir, susar...

Çok yapıyoruz yahu. Esas neden çıkmıyor ağzımızdan. Gerçi bir kadın ne kadar anlatabilir ki? Alakasız konularda çok fazla konuşabilir ama asıl mevzuya giremez. Dolandırır. Kafamız böyle işliyor. Zaten o yüzden anlaşılamıyoruz ya. Erkeklerdeyse tam tersi. "Mesele nedir, ne oldu tam olarak" diye direk sorarlar.

Öyle olmak ister miydiniz?

Evet aslında. Bazen erkek gibi düşünmek isterdim. Hayat daha kolay olurdu.

Sette, çocukla çalışmak nasıl?

Bu çocuk çok sempatik. İsrailli bir oyuncu koçu var. İki bebeğimizi de o seçti. Anlıyor bu işten. Çocukların nelerden hoşlandığını biliyor. Kırmızı bir şey sallıyor, bebek gülüyor mesela. Nasıl korkar, nasıl ağlar... Gerçi biz hiç ağlatmıyoruz. Dikkat et, o sahnelerde bebeğin arkası dönüktür hep. Ağlama sesi koyuyoruz. Yeme-içme, uyku saatlerine de çok dikkat ediyor. O yüzden şanslıyız diyeceğim ama aslında şans değil bu. Doğru adamı doğru yere koyarsan işler böyle tıkırında yürür. Bu kadar basit. 


Kaynak: Magazin D

ReklamGIF
ÖNCEKİ HABER
SONRAKİ HABER
OKUYUCU YORUMLARI (0)
Bu habere daha önce yorum yapılmamıştır.
İlk yorum yapan siz olun!

Ad Soyad:

Yorum:

ReklamGIF
GÜNÜN GELİŞMELERİ
ANKET
FACEBOOK