Sıcak Gelişme, Son Dakika
Buradasınız Buradasınız: Anasayfa » Magazin » Esma Er'den iç gıcıklayan pozlar | 27 Mart 2016 Pazar 14:18

Esma Er'den iç gıcıklayan pozlar

Şarkıcı Esma Er, GZone dergisi için Merve Hasman’a cüretkar pozlar verdi. Esma Er’e model ve oyuncu Mert Akdeniz eşlik etti.

Yeni single’ın “Bilmiyorsun” yakın zamanda çıkmak üzere. Bize bu single’ın hikayesini anlatır mısın?  Aslında çok enteresan bir hikayesi var. Yani oturup plan yaparak hazırlandığım bir single çalışması değildi. Tabii ki de şarkı arıyordum fakat single’ın ne zaman çıkacağı belli değildi. Çok sevdiğim arkadaşım Tamer Gürsoy’dan bir telefon aldım.

Bana “Boş duranı Allah sevmez, şarkılarım var istersen gel bakalım” demişti. Bunun üzerine Tamer’in yanına gittim ve Bilmiyorsun’u ilk duyar duymaz kafamda birşeyler oluştu. “Çıktığım bir programda tulum giyerek ben bu şarkıyı söylerim” diye düşündüm ve albüm sonrasını da hemen kafamda canlandırdım. Şarkı da zaten tulum gibi üzerime oturdu, yani kıyafetin vücudu sarması gibi sardı. Onun dışında da herşey yolunda gitti, herkes bu işe gönlünü koydu. Bu yüzden emeği geçen herkese çok teşekkür ediyorum.   “Hiçbir zaman iki şarkı çıkarıp orada burada görünmek gibi bir derdim de olmadı…”  

Daha önce de bir albüm ve bir maxi single yapmıştın. Şimdiyse bir single. Fakat neden Esma Er adını popüler kültürde fazla duymuyoruz?  Ben popüler kültürün her zaman reel hayatta gerçeklik ihtimalini düşünmüyorum. Bugüne kadar da hep tırnaklarımla kazıyarak çalışmalarımı sürdürdüm. Açıkçası doğuştan yetenekli olduğum için ve bu yeteneklerime saygı duyduğum için hala bu işi yapıyorum. Hiçbir zaman iki şarkı çıkarıp orada burada görünmek gibi bir derdim olmadı. Popülerlik anlamında da sosyal medya ve sunduğu güçlü etkiler tüm dengeleri değiştirdi. Sosyal medya günümüz için bir gereklilik -böyle de olmalı-, fakat başarılı olan-olmayan, yetenekli olan-olmayan herkes ortak bir havuzun içerisinde şu an.

Ayrıca sanatın diğer dallarıyla -resim, tiyatro, dans- uğraştığım için popüler kültürün bir parçası olmaktansa sergilere, programlarıma vakit ayırıyorum.   Bence Türkiye’nin en güçlü kadın seslerinden birine sahipsin ve çok da iyi bir oyuncusun. Fakat bir yok olup bir ortaya çıktın ve bu döngü hep böyle devam etti…  Bu da bir bakış açısı ve bu konuda haklısın. Çünkü proje yapmadığım zamanlarda ortaya çıkmamın bir anlamı yok. İnsanlarla sanatın buluştuğu noktalarda sanatımı ortaya koymak istiyorum. Bir sanat projesi olmazsa sosyal sorumluluk projeleriyle de ortaya çıkabilirim. Yani bir amaca hizmet edecek ve sesini duyurmaya çalışan bir hareketin içinde olmak isterim. Bunların dışında magazinlerde boy göstermek bana çok mantıklı gelmiyor. Fakat görünürlük konusunda bir istikrar sağlanması gerektiğinin farkındayım.     “Bilmiyorsun” albümünde hem punk -ki Türkiye’de çok alternatif verecek müzik dalıdır- hem club remixi, hem jazz versiyonu, hem de slow versiyonu var. Peki bu dördüne baktığın zaman en sevdiğin versiyon hangisi?  Hepsinin ayrı ayrı açıklamaları var bende. Her versiyon da gerçekten müthiş buluşmalar oldu ve farklı duygular hissettirdi. “Şunu daha çok seviyorum, diğerini daha az” gibi bir şey diyemem ama her versiyonda girdiğim farklı duygu hallerinden bahsedebilirim. Mesela punk versiyonunda diğer sanatçıları görüyorum, farklı olsun diye “Şurasına da şu enstrümanı mı koysak?” gibi sonradan değişikliklerle punk yapmak istiyor. Fakat bu şarkı kendiliğinden punk’a doğru gittiği için “Yapsak mı acaba?” dedik. Zaten dünyada da müzik akımları punk’a doğru evriliyor. Onun dışındaki versiyonlar da dinleyicisine hitap edecek şekilde farklılaşıyor. Jazz müziği de sevdiğim için projelerimde yer veriyorum.   Seni “Kimi Kimi” şarkısıyla tanıdık. Daha sonra “Beni Yak”, “Soru İşaretleri”, “Hayır” ve şimdi de “Bilmiyorsun” Şarkıların hepsi birbirinden farklı. Hatta Kimi Kimi tarz olarak R&B ve klibi de oldukça popüler kültüre hitap edecek tarzdaydı. Daha sonra ağırbaşlı bir kadın haline büründün ve şimdi de yorumcu kimliğinin yanında alternatif müzik üreten bir sanatçı konumundasın. Esma hangisi?  

Esma bunlardan hepsi! İnsanlar ruhsal açıdan da bir gelişim süreci yaşar. Ben o süreci çok yoğun yaşadım. İlk albüm için “hadi bir şeyler yapalım, millet eğlensin” diye düşünüyordum. Daha sonra çevremdekiler bana “Çok güçlü bir sesin var, bunu neden göstermiyorsun” dediler. Bundan sonra soru işaretleri oluşmaya başladı kafamda. Gerçekten de “Kimi Kimi”nin soundundan dolayı sesimi duyuramamıştım. İnsanlar şunu desin istiyordum; “Aaa! Bu kız şarkı söyleyebiliyormuş.” Bu süreçte Sezen Aksu’nun “Hayır” şarkısını coverladık ve ben bunu çok severek okudum.  İnsanlar 20’li yaşlarında marjinal şeyler denemek istiyor -en azından bende öyle oldu-.

Sonra diyor ki: Dur bir dakika, toplum için birşeyler yapmalıyım.” Ondan sonra normalleşme çabaları başlıyor. Tabi kime göre, neye göre normal fakat o normali yaşarken keyif alabiliyorsan ve üzerinde çok sakil durmuyorsa, hatta içinden geliyorsa bence her şeyi denemek adına normalleşme de denenebilir.  Bu projede marjinallik ve normallik bir araya gelebildi ve buluşabildi. Böylece kendimi tam olarak bulabildim. Hayat ileride ne gösterir onu bilemem tabi.


Kaynak: Magazin D

ReklamGIF
OKUYUCU YORUMLARI (0)
Bu habere daha önce yorum yapılmamıştır.
İlk yorum yapan siz olun!

Ad Soyad:

Yorum:

GÜNÜN GELİŞMELERİ
ANKET
FACEBOOK